Türkiye’de Ayrımcılığın Haritalanması Projesi Çalışma Notları – Nisan 2009


‘Ayrımcılık Haritası’ olarak adlandıra geldiğimiz çalışma öbeği, 2009 ve 2010 yıllarını kapsayacak şekilde, iki senelik bir süreç üzerinden tasarlanmıştı. Bu sürecin ilk çeyrek yıllık dönemi tamamlanmış durumda. Bu kısa metinde, gelinen nokta itibariyle vardığımız aşamayı ve önümüze koyduğumuz gündemi ifade etmek istiyoruz. Geniş bir zamana yayılmış ve birden fazla çalışma gurubunun dahil olduğu projenin bileşenleri arasında bir süreklilik ve koordinasyon sağlamak niyetiyle kaleme almaya başladığımız bu çalışma notlarının ilkinde,

i)                 Çalışmanın ardında yatan motivasyonları;

ii)                Ocak 2009 öncesine denk gelen hazırlık aşamasında yapılanları;

iii)              İstişare anlamında projeye katkıda bulunmuş olanların mutabık kaldıkları noktaları;

iv)              Kısa ve orta vadede atılacak adımları tarif etmeye çalışmıştık.

Bu ilk metinde belirtildiği üzere, çalışmamızın kavramsal çerçevesini olgunlaştırmak, karşılaşılabilecek metodolojik sorunları öngörebilmek ve bunlara kısmi de olsa çözümler üretebilmek, ortak bir terminoloji oturtabilmek ve niyetlerimizi kesinleştirmek amacıyla gerçekleştirmeye başladığımız istişare toplantıları, bu ilk üç aylık dönem içerisinde tamamlandı. İstanbul’da toplanan istişare gruplarına ek olarak İzmir’de iki, Ankara’da bir toplantı daha düzenlenerek çalışmamız kapsamında bizlere kavramsal ve pratik öngörülerde ve tavsiyelerde bulunabilecek hukukçu ve akademisyenlerle bir araya gelindi.

Bu toplantılar sonucunda, çalışma boyunca araştırmacılara destek olması öngörülen Danışma Kurulu büyük ölçüde belirginleştirildi, muhataplar haberdar kılındı.

Mikro ve makro hedefler olarak adlandırılabilecek iki düzeyde çalışmamızın hedefleri netleştirildi.

Proje dahilinde gerçekleştirilmesi öngörülen saha çalışmasının hangi şehirlerde daha iyi sonuç vereceğine dair bir mutabakat büyük ölçüde oluşturuldu. Kavramsal, lojistik ve örgütsel düzeyde belirlenen kriterler sonucunda İzmir ve Van, şu aşamada sabitlenen saha alanları. Üçüncüsü içinse henüz kesin bir sonuca varılmadı.

Çalışmanın bütününe dair bir izlek büyük ölçüde belirlendi. Buna göre, birbirinden kopuk olmamak kaydıyla, dört aşama tespit edildi:

Kataloglama

Birinci aşama, bizim kataloglama adını verdiğimiz, paralel tarama çalışmalarını içeriyor. İHOP ofisinin koordinatörlüğünde gerçekleşen bu tarama çalışmaları hâlihazırda başlamış durumda. Bu paralel çalışmaların ürettiği sonuçlar ve sorular, ikinci aşamayı oluşturan saha çalışması için elzem görünmekte. Saha çalışması başlamadan önce bu çalışmaların sonuçlarını almakta fayda var.

Alt haritalar

İkinci aşamayı oluşturan ve üç ayaklı sürecek olan saha çalışması, İHOP’ta yer alan örgütlerin (ve onların kendi alanlarında ulaşabilecekleri, beraber çalışmak isteyecekleri başka örgütlerin) gönüllülerinden oluşturulacak ekiplerle gerçekleştirilecek.

Hâlihazırda, beraber çalışacağımız insan hakları örgütlerine bu yerel ekipleri oluşturmaları için bir ön çağrı yapıldı.

İstanbul’da yapacağımız ve gündemi yalnızca ‘Ayrımcılık Haritası’ projesinden oluşan daha geniş kapsamlı bir toplantıyla söz konusu örgütlerle aramızdaki koordinasyon daha sağlam şekilde tesis edilebilecek ve öngörülen çalışma modeli çalışma arkadaşlarımıza aktarılabilecektir. (Kararlaştırdığımız bu toplantının bir an önce organize edilmesi gerekmektedir.)

Bu modele göre, ilk olarak, bu ekiplerden kendi yerel sahalarında ayrımcılık alanına örnek teşkil edebilecek vakaları toplamaları istenecek.

Bu aşamada veri toplama yöntemlerinin ortaklaştırılabilmesi için her bir ekiple teker teker atölye çalışmaları yapılmalı ve böylece standart bir yönteme varılmalıdır.

Veri derleme noktasında birinci kaynak örgütlerin hâlihazırda ellerinde tuttukları hak ihlali başvuruları olacaktır. Ekipler bu envanter içerisinden kendilerince uygun gördükleri vakaları seçecek ve bunları hikâyelendireceklerdir.

Bizler bu süreçte kolaylaştırıcı olacağımız gibi bu vakaların nasıl ve hangi kriterler neticesinde seçildiğini gözlemlemekle yükümlüyüz. Bu gözlemler neticesinde, partner örgütlerin, ayrımcılık alanı dahilinde düşünülebilecek karmaşık çatışma ilişkilerini nasıl algıladıkları, anlamlandırdıkları ve yorumladıklarına dair bir sonuca varmamız mümkün olacaktır.

Koordineli biçimde sürdürülecek olan bu seçme ve hikâyelendirme çalışmasının ürünü, sınırları daha dar tutulmuş alt haritalar olacak. Saha çalışmasının bu aşaması bittiğinde elimizde en az on adet alt haritanın mevcut olmasını hedefliyoruz.

Ana harita

Üçüncü aşama, bir önceki çalışma safhasında elde edilen alt haritaların bir araya getirilmesiyle oluşturulacak daha kapsamlı bir ana haritanın inşa edilmesini içeriyor. Yaptığımız hazırlık ve istişare toplantılarında bu kapsamda bir haritaya ihtiyaç duyulduğu sonucuna vardık. Böylesi bir harita, tanımlanan zaman aralığı için tüm ülke sathını kapsayan kusursuz bir harita olmayacaktır hiç şüphesiz; ancak, uygun araçlarla ve doğru bir metodoloji izlendiği taktirde, elde ettiğimiz alt haritaların ötesine geçmeye başaran daha bütünlüklü bir sonuca ulaşmanın mümkün olduğu kanısındayız. Henüz saha çalışmasına başlamamış olsak da böylesi bir harita için gerekecek araçların neler olduğunu şimdiden tespit etmekte fayda vardır. Mehmet Gencer, Bülent Özel ve son olarak Burak Arıkan’la yaptığımız ve yapacağımız görüşmeleri bu minvalde değerlendiriyoruz. Atölye çalışmalarına ek olarak, ağ haritalamaları alanında yaratıcı sonuçlar üretmiş uluslar arası çalışmaları izliyor, gerektiğinde çeviriler yoluyla bu malzemeyi ulaşılabilir kılmaya çalışıyoruz.

Raporlar

İki senelik planının sonunda yer alan raporlar, çalışmanın somut sonuçlarının tamamlayıcısı olacaklar. Bu aşamayı planlamak henüz mümkün olmasa da bir noktanın altı ısrarla çizilmelidir. Raporlar, önceki aşamaları oluşturan tarama çalışmaları, saha çalışması, alt haritalar ve ana haritalarla uyumlu biçimde tasarlanmalı, dolayısıyla uygun muhataplardan istenmelidir. Raporların önceki çalışmaların içinden konuşması gerektiği, bu çalışmaları derinden kavraması ve içermesi gerektiği raporları kaleme alanlara ısrarla vurgulanmalıdır.

hYd Çalışma Grubu

15/04/2009