Türkiye’de Ayrımcılığın Haritalanması, Şile Atölye Çalışması Raporu, Eylül 2009

IHOP (İnsan Hakları Ortak Platformu) çevresinde yürüttüğümüz, “Türkiye’de Ayrımcılığın Haritalanması” çalışmamızın ağ analizi eğitim seminerini 31 Ekim – 1 Kasım 2009 tarihleri arasında İstanbul, Şile’de gerçekleştirdik. Bu eğitim ve çalışma seminerinde Adana, Ankara, Antakya, İstanbul, İzmir, Mersin, Tarsus ve Van’dan 32 kişi bir araya geldi. Geçtiğimiz Temmuz ve Ağustos ayları boyunca, yerel şube ve grupları ziyaret ederek çalışmanın genel amacı, kapsamı ve ana faaliyetleri hakkında ön bilgi vermiştik. Bu sefer, çalışmayı enine boyuna, ayrıntılarıyla paylaşma fırsatı bulduk. Bu çalışma toplantımızın ana amacı, yerel ayrımcılık vakalarını derleyecek ve seçilen vakalarla ilgili araştırma yapacak grupları “ağ analizi” yöntemi hakkında bilgilendirmek ve teçhizatlandırmaktı.
31 Ekim Cuma günü katılımcılar İstanbul’a vardı ve Taksim’den kalkan otobüsle Şile’ye doğru yola çıkıldı. Akşamüzeri Şile’de kaldığımız otele gelindi ve otele yerleşildikten sonra birlikte akşam yemeği yenildi.
1 Kasım Cumartesi günü sabah bölümünde Emel Kurma İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (IHOP) oluşumu, gelişimi ve halen yürütmekte olduğu çalışmalar üzerine bilgi verdi ve IHOP’un “Türkiye’de Ayrımcılığın Haritalanması” çalışmasını ne amaçla ve nasıl bir süreçte programına aldığını anlattı. Bu bağlamda projenin süreci ve sonuçları itibarıyla insan hakları alanındaki çalışmalara sağlaması umulan katkılardan bahsedildi. Bununla birlikte, bu proje sırasında çıkabilecek olası güçlükler üzerine fikir yürütüldü ve özellikle vakaların seçimi aşamasında vakalardaki olay örgülerinin haritalandırmaya elverişliliğine dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Haritalanacak ayrımcılık vakalarında çeşitliliğin önemine vurgu yapıldı ve engellilere karşı ayrımcılık üzerine en az bir vakanın haritalanmasına karar verildi. Bunun ardından Sevim Salihoğlu Insan Hakları Derneği’nin (IHD) halen yürüttüğü çalışmaları ve ayrımcılığın haritalanması çalışmasından beklentilerini anlattı. Aynı şekilde Nesip Yıldırım da Mazlum-Der’in halen yürüttüğü çalışmaları ve ayrımcılığın haritalanması çalışmasından beklentilerini anlattı.
Öğle yemeğinin ardından günün ikinci bölümü Nilgün Toker’in ayrımcılığın kavramsal ve tarihsel çerçevesi üzerinde yaptığı konuşmayla başladı. Ayrımcılığın ilk basamağı olarak “A ve A-Olmayan” ayrımının kurulmasından bahsedildi ve bu ayrımın Türkiye’de Erkek-Erkek Olmayan, Sünni-Sünni Olmayan, Laik-Laik Olmayan, Heteroseksüel-Heteroseksüel olmayan, ve Müreffeh-Müreffeh Olmayan ayrımları gibi çeşitli tezahürleri listelendi. Bu ayrımların hiçbir zaman nötr ayrımlar olmadığı, A ve A-Olmayan arasında daima bir hiyerarşi ilişkisinin kurulduğu ve bir kimsenin “A-Olmayan” kimlik kategorisine giren özelliklerin ne kadarını kendi kimliğinde barındırıyorsa o kadar ağır bir dışlanmaya maruz kaldığı vurgulandı. Ayrımcılığın son aşaması olarak “Yerleştirme”den bahsedildi ve Paris’in 1848 olayları ardından yeniden planlanması ve yapılandırılması örneği üzerinden toplumsal ayrımcılık katmanları ile kentsel mekanın bölüştürülmesi arasındaki paralellik anlatıldı. Daha sonra Burak Arıkan ağ analizinin ne olduğunu ve ne gibi kullanım alanları olduğunu görsel örneklerle anlatan bir sunum yaptı. Bu sunum sırasında Euler’in kanal problemi üzerinden ağ analizinin tarihsel kökenlerine değinildi. Daha sonra ağ analizinin düğüm, bağlantı, düğümler arası ilişkinin yönü ve şiddetinin gösterilmesi gibi temel öğe ve teknikleri örnekler üzerinden anlatıldı. Dijital ortama geçirilmiş ağ analizlerinin avantajları, çeşitli bankaların, araştırma görevlilerin, finans yatırımcılarının ilişkilenme biçimlerini gösteren ağ örnekleri üzerinden gösterildi. Özellikle ağ analizinin eldeki geniş ve okunması çok güç verileri görsel olarak özetlenip bu verilerin yorumlanmasının kolaylaştırılması, daha önce görülememiş bağlantıların ortaya çıkarılması, çeşitli düğüm öbekleri arasında iletişim kuran köprü konumundaki düğümlerin belirlenmesi gibi konularda sağladığı kolaylıklar ifade edildi. Bu temel üzerinde Fırat Genç ve Burak Arıkan somut bir ayrımcılık vakasının adım adım ağ analizini yaparak dinleyicilere sürecin canlı bir örneğini sundular.
Kısa bir aranın ardından Emel ve Fırat önümüzdeki çalışma sürecinin genel planını ve aşamaları ile yapılması gereken somut işleri tarif ettiler. Şile’den dönüşün ardından iki aylık dönemde her grubun vaka bulma, olay örgülerini takip edip çıkarma ve haritalandırma sürecine başlaması ve Aralık sonu / Ocak başında eldeki çeşitli vakalarla birlikte tekrar bir araya gelinmesi kararlaştırıldı. Sunumlarla ilgili yapılan soru-cevap bölümünün ardından akşam yemeğine geçildi.
2 Kasım Pazar günü, Burak Arıkan’ın gözetiminde ağ analizi atölye çalışması gerçekleştirildi. Katılımcılar beşer kişilik gruplara bölündü ve gerçek ya da kurgusal bir vaka seçerek bu vakanın haritasını çıkardılar. Yaklaşık bir buçuk saatlik bu çalışmanın ardından her grup kendi vakasını çıkardığı harita üzerinden dinleyicilere anlattı. Her sunumun ardından katılımcılar çeşitli eleştirilerde bulundu ve bu haritalardan yapılabilecek çıkarımlar, geliştirilebilecek stratejiler üzerine fikir yürütüldü. Yine kısa bir aranın ardından Emel’in moderatörlüğünde katılımcıların ayrımcılığın haritalanması projesiyle ilgili görüş, soru ve değerlendirmeleri alındı. Öğle yemeğinin ardından İstanbul’a hareket edildi.
